Hollywood ’un alameti farikalarından söz edilecekse bence başta müzikal filmler gelmelidir. Bazılarında hikayeler biraz şerbetli, görüntüler fazla set işi gelebilir ama herkesin işini gücünü bırakıp sokakta dansetmeye başladığı, kırlara koşup şarkılar söylediği bir dünya temsili bile başlı başına kayda değerdir. Bu filmlerin " romantik komedi " diye tabir edilen, benim pek ısınamadığım türdekinden çok daha sahici bir iyimserlik taşıdığına inanıyorum. Danseden biri -çocukluktan bu yana- üzerimde "hipnotik" bir etki yaratmıştır. O yıllarda, Fred Astaire ’in, Gene Kelly ’nin ayak tıpırtılarının Amerika'daki en müthiş şey, Fame (Şöhret) dizisindeki okulun da gelmiş geçmiş en iyi okul olduğunu düşünürdüm. O okul kimbilir kaç kişiye ne hayaller kurdurmuştur? (İddia ediyorum Leroy Johnson ’la dans hocasını izledikten sonra kafasına bir bandana takıp deliler gibi dans etmek isteyen bir milyon kişi bulurum!!!) Okullarda saçlarımızdan, ...