Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Eylül, 2010 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Pazar Günlerinin Çocukluğa Açılan Kapısı

Memur çocuklarına Pazar günleri bana taşrayı anımsatır. Taşra sadece küçük şehirlere, muşamba örtülü masalara, çıplak lambalı lokantalara ait değildir.* Taşra, daralan hayattır. Pazar günleri boşalan sokak gibi ıssız kalan hayat, varlığın kendini yoksun hissettiği andır. Bir Çay mı Koysak / Varoluşçu mu Olsak? Pazar günlerine kısaca bir çocukluk travması deyip geçebiliriz. Pazar günü benim için üzerinde bir kış ruhu gezinen orta halli bir aile evidir. Üzerlerinden bir kullanılmamışlık kokusu yayılan misafir odaları, varlığı tozlanmakla tozu alınmak arasında salınan büfeler, (Tezer Özlü’nün o hiç sevmediği) kauçuk ağaçları, cilt numarasına göre dizilmiş Hayat Ansiklopedileri, şekerlikler, küllükler, terlikler, o tektip evler ve hayatlar demektir. Ailecek sırayla yapılan banyolar, bir sobanın yanıbaşında üzerine abanılmış ev ödevleri, sürekli açık olan TV sesi, çamaşır sepeti ve odaya yayılan ütü buharıdır. Hem sürekli bir hazırlık hali hem de asılı ka...

Hürriyete Doğru

İyi ki doğdun Öznur!                                                                                                                      "Gün doğmadan deniz daha bembeyazken çıkacaksın yola." Hölderlin ,  "insan şiirsellikle barınır şu dünyada," demiş. Bu sözü ilk duyduğumda hemen bir yere not etmiştim. Gündelik hayatın kaba dürtüklemesinin dışındaki her önermeyi o zaman küçük bir mucizeymiş gibi ka...