* Lisbon'da bir tuhafiye Evde Burda dergileri ve dikiş makinası tıkırtısı ile büyümüş olanlar, çocukluklarının bir döneminde kendilerini kuzenleriyle Dalton kardeşler gibi bir örnek, acayip kıyafetler içinde bulanlar bilir. Dikiş dikmek demek muhakkak bir makara, düğme, çıtçıt, iğne ihtiyacı demektir. Dikiş dikmek hep bir şeylerin bir şeylerle uyumunu bulmaya çalışmaktır. O yüzde sökülür dikilir tekrar sökülür tekrar dikilir. Dikiş dikmek bir derviş sabrı gerektirir. O yüzden kumaşa iğnelenmiş patron kağıtları, kağıtların üzerindeki sabundan incecik çizgiler, teyeller eviçindeki çocukluk coğrafyamın önemli bir kısmını oluşturur. Kat kat açılan dikiş kutusu ve içinde çikolata gözüyle baktığımız rengarenk düğmeler biz çocukların ağzını pek sulandırırdı. Ve tabii tuhafiye gezileri... Tuhafiye dükkanlarının üzerine tozlu bir ışık düşerdi (sahiden!) ve içerisinin dışarıdan ayrı, tuhaf bir sessizliği, kokusu, ağırlaşmış bir zamanı olurdu. O dükkanlar ay...