Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Mersin etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

çocukluğa teyelli çarşı hikayeleri - II

 * Lisbon'da bir tuhafiye Evde Burda dergileri ve dikiş makinası tıkırtısı ile büyümüş olanlar, çocukluklarının bir döneminde kendilerini kuzenleriyle Dalton kardeşler gibi bir örnek, acayip kıyafetler içinde bulanlar bilir. Dikiş dikmek demek muhakkak bir makara, düğme, çıtçıt, iğne ihtiyacı demektir. Dikiş dikmek hep bir şeylerin bir şeylerle uyumunu bulmaya çalışmaktır. O yüzde sökülür dikilir tekrar sökülür tekrar dikilir. Dikiş dikmek bir derviş sabrı gerektirir.  O yüzden kumaşa iğnelenmiş patron kağıtları, kağıtların üzerindeki sabundan incecik çizgiler, teyeller eviçindeki çocukluk coğrafyamın önemli bir kısmını oluşturur. Kat kat açılan dikiş kutusu ve içinde çikolata gözüyle baktığımız rengarenk düğmeler biz çocukların ağzını pek sulandırırdı. Ve tabii tuhafiye gezileri... Tuhafiye dükkanlarının üzerine tozlu bir ışık düşerdi (sahiden!) ve içerisinin dışarıdan ayrı, tuhaf bir sessizliği, kokusu, ağırlaşmış bir zamanı olurdu. O dükkanlar ay...

çocukluğa teyelli çarşı hikayeleri - I

Çarşıya çıkmak denirdi, alışveriş denmezdi pek. Bir gün önceden “sabah serinliğinde çıkalım” diye konuşulurdu. Çarşıya çıkılınca muhakkak” “parçacılar” a gidilirdi, sepetlerin içindeki çift-en tek-en kumaş parçaları bir güzel didiklenirdi. Esat’a uğranırdı. (Esat, Mersin’in ayakta kalmaya devam eden bağımsız kitapçısı: Martı Kitabevi ) Esat okuduğu kitapları anlatırdı, belki bir kitap alınırdı. O zamanlarda yiyecekler toptan, giyecekler ve kitaplar tek tek alınırdı. Bir kitap alınır ve o kitap eve gelince bir süre sehpa üzerinde bekletilir, evin havasına ve evdekilerin kokusuna alışınca kitaplığa kaldırılırdı. (Evet, ruh çağırma gibi bir ritüeldi.) Ha bir de çıkmadan Esat’a çalan müziğin ne olduğunu sorup eve gidince neydi diye hatırlamaya çalışılırdı. O yıllarda kitapçı demek heves demekti, yeni bir dünyanın azıcık aralanan kapısı demekti. Esat’tan çıktığımızda annem “amma da okuyor” derdi. Ben o sıralarda kitapçıların kitapları çok sevdiğine inanırdım. Kitapçı olmanın trapezci...