Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Neşeli Kadınlar Arasında etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

neşeli kadınlar arasında - II

Daha önce de yazmıştım. Neşeli Kadınlar bunlar. Bu kez Cordoba ’da bir taş duvarın gölgesinde oturmuş dondurma yiyorlar. Kulaklarının arkasına çiçekli tokalarını takmışlar. Kabarık elbiselerini, eteklerini giyip sokağa çıkıyorlar. Neşeli kadınlar her yerde beni etkileri altına alıyor. İnsan güzel bir şeyle karşılaşınca gülümsemekten daha fazlasını yapmak istiyor bazen. Fotoğraflarını çekiyorum biraz çekinerek. Hemen kalkıp bana poz veriyorlar. Evet diyorum, işte neşeli kadınlar! Hayat bilgisi daha ziyade kitaplarla oluşturulmuş biri olarak gidip “neşeli kadın olmanın başlıca kuralları nelerdir?” diye sormak istiyorum. Çıngıraklı kahkaha (var öylesi) nasıl atılır? Hayata nasıl nanik yapılır? Ve neşeli kadın olmak için bir yaş haddi var mıdır? Sonra bu saftorik sorularımı kendime saklamam gerektiğine karar veriyorum (?!) Hayatlarının bir döneminde giyinip kuşanırken “çok mu iddialı oldu, popom fazla mı çıktı (annelerden kızlarına geçen genetik bir rahatsızlıktır kanımca), y...

neşeli kadınlar arasında -I

Şebnem İşigüzel “ Neşeli Kadınlar Arasında ” adlı denemesinde, deniz kıyısında karşılaştığı, tombullaşmış vücutlarıyla pek dertleri olmayan, yaşını aldığı halde zincir askılı mayolar, çiçekli rengarenk pantolonlar giymekte beis görmeyen, kendini bu yaş grubu için tasarlanmış sıkıcı, lacivert trikolara mahkum etmeyen “neşeli kadınlar”dan bahseder ( Ramize Erer ’in tabiriymiş). Bu kadınlar için “gençlikleri ne zor şartlarda geçmiş olursa olsun evlerini, gönüllerini cennete çevirmeyi bilmişlerdir,” der. Yukardaki neşeli kadın tabiri, aklıma Toronto günlerinde otobüs duraklarında karşılaştığım, bana “ sweetheart ” diye hitap eden, kahkahası tüm otobüsü canlandırmaya yeten, iri küpeli siyahi kadınları getirdi. Kolay bir hayatlarının olmadığını tahmin ettiğim bu kadınlardan gelen tatlı selamla çözülür, bir kez daha “yabancıların şefkatine”  inanırdım. Bu neşenin kaynağını ise kaygısızlıkta değil, tam tersi, çeşit çeşit kaygılarla tanışıp onlara nanik yapma cesaretinde görüyo...