“ Bu benim hayatım. Ben, Janet Paterson Frame 1924’te Ağustos ayında doğmuşum. Adı konmamış ikiz kardeşim, doğumdan iki hafta sonra ölmüş .” Toprak bir yoldan bize doğru yürüyen, kırmızı saçlı, tombul bir kız çocuğunun bu sözleriyle başlıyor Janet ’in hikayesi. Janet Frame yoksul bir ailenin beş çocuğundan biri. Başını, kıvırcık saçlarından kocaman bir hale çevreliyor. Yeni Zelanda ’da küçük bir kasabada yaşıyor. Demir yollarının, geniş çayırların, toprak yolların çevirdiği kasabada kardeşleriyle birlikte büyüyor. Hiç bir zaman fazla arkadaşı olmuyor. Babasının cebinden çaldığı parayla sınıf arkadaşlarına sakız alsa bile...Bu hırsızlığı, kara tahta önünde öğretmenden azar işitmesinden başka bir işe yaramıyor. Janet , hikayeler ve masallar okuyarak büyüyor. Gözünü kitap raflarından ayırmadan saatlerce kütüphanede geziniyor. Küçük yaşta yazmaya başlıyor, babasının aldığı deftere günlük tutuyor. Çocukluğunda kardeşinin başına gelen trajik bir olay Janet’ i sarsıyor...