Okumak istenen kitaplara ömür yetmeyecek. Üzücü ama böyle...Benim de hep ertelediğim kitaplar var. Kimisini, okumayı çok istediğimden erteliyorum. Onunla sakin bir zaman dilimini, bir süre birlikte başıboş gezinmeyi hayal ediyorum. Proust ’u mesela, gitmeye yakın okumak isterim. Dünyanın büyülü bir mercek altındaki görüntüsüne son bir kez bakmak için. Onun o sahiden üzerine renkli tüller serdiği dünyayla veda niyetine. Bir yandan okunacak kitaplar birikirken öte yandan da “sanırım okumayacağım” deyip vazgeçtiğim ve akabinde bir rahatlama hissettiğim -vazgeçmek ne güzel!- kitaplar oluyor. Başıma bir şey gelmeyecekse, bunlardan biri Moby Dick . Fakat ben okumayacağım dedikçe (“büyük konuşma” derler ya hep) önüme gelip gelip duruyor. En son, çevirdiğim kitapta birtakım alıntılarla karşıma çıktı, ben de gidip kitapçıda epey bir karıştırdım. Hepsi denizde geçmiyormuş, oh! Uzunca bir süre uçsuz bucaksız bir denizin ortasında olduğumu düşünmek hakikaten beni geriyor. Bana gö...