Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Janet Frame etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

"vişnenin cinsiyeti"

ilk üç vişneyi verdiğinde bahçedeki ağaç annem sevindiydi hatırlarım. ah demişti. ah! üç küçük kırmızı dünya verilmişti sanki ona. annem çok sevinmelerin kadınıydı. bazen sevinince annem gibi, rengârenk reçeller dizerim kalbimin raflarına. annem çok sevinmelerin kadınıydı, sıcak yemeklerin. başına diktikleri o taş, ne zaman dokunsam soğuktur oysa. ben okşadığımda ama, ısınır sanki biraz. Didem Madak Annem de çiçekleri, taze yeşillikleri sever, “tazecikk” der güzel yeşillikler görünce, muhakkak der. Bayat ekmekleri ıslatıp kuşlara verir, yürüyüşe çıkıp bahçelerden sarkan yaseminden bir dal koparır, eve gelip onu bir bardağın içine koyar, evin içi yasemin kokar. Annelerin sevinmesi ne güzeldir, erken uyanılan bir gün gibi. İçine bir dünya sığdırır. Bu sevinmeler de geçiyor mudur annelerden çocuklara. Geçiyordur herhalde. Daha önce de yazmıştım, insan öğrencilik yıllarında kendine kederli duruşları yakıştırıyor. (Öğrenci evimizde Juliette Binoche ’lu ...

"bir başka yaza doğru"

Nisan ne çabuk geçti. Daha “zalimsin” diyecektik, ince hırkalar giyecektik. Geçti işte. Bu aya da alelade günler damgasını vurdu. Günlere çiçekler eşlik etti: erguvanlar, laleler, erengüller. Pencereler açıldı, balkonlara sandalyeler atıldı, vapurun güvertesine geçildi. Nisan ayında Janet Frame ’den Bir Başka Yaza Doğru ’yu okudum. Neredeyse tüm bir ay bu kitabın içinde gezindim. Dışarıda akan hayatla okuduklarınız arasındaki uçurumu fark edip hafif bir baş dönmesi yaşarsınız ya. Öyle oldu. Vapurda, kafede okurken kafamı sözcüklerden kaldırdığımda bocaladım. İç saatle dış saatin birbirini hiç tutmadığı zamanlar işte.     Yazarla tanışıklığım “ An Angel At My Table ” filmiyle olmuştu. (Hatta bloğun ilk yazılarından biri bu film hakkında.) Filmden sonra Janet Frame ’i daha da merak ettim, otobiyografisini okudum biraz, çevirmek için yanıp tutuştum. Türkçeye çevrilen iki kitabı var bildiğim kadarıyla. Bir Başka Yaza Doğru ve Baykuşlar Öterken . Kitap Grace ’in ...

"An Angel At My Table" (Masamda Bir Melek)

“ Bu benim hayatım. Ben, Janet Paterson Frame 1924’te Ağustos ayında doğmuşum. Adı konmamış ikiz kardeşim, doğumdan iki hafta sonra ölmüş .” Toprak bir yoldan bize doğru yürüyen, kırmızı saçlı, tombul bir kız çocuğunun bu sözleriyle başlıyor Janet ’in hikayesi.   Janet Frame  yoksul bir ailenin beş çocuğundan biri. Başını, kıvırcık saçlarından kocaman bir hale çevreliyor. Yeni Zelanda ’da küçük bir kasabada yaşıyor. Demir yollarının, geniş çayırların, toprak yolların çevirdiği kasabada kardeşleriyle birlikte büyüyor. Hiç bir zaman fazla arkadaşı olmuyor. Babasının cebinden çaldığı parayla sınıf arkadaşlarına sakız alsa bile...Bu hırsızlığı, kara tahta önünde öğretmenden azar işitmesinden başka bir işe yaramıyor. Janet , hikayeler ve masallar okuyarak büyüyor. Gözünü kitap raflarından ayırmadan saatlerce kütüphanede geziniyor. Küçük yaşta yazmaya başlıyor, babasının aldığı deftere günlük tutuyor. Çocukluğunda kardeşinin başına gelen trajik bir olay Janet’ i sarsıyor...