Woody Allen , filmlerinde karakterlerini konuşturur da konuşturur. (Woody Yay Burcu insanı!) Bu nevrotik karakterler ya terapistlerine dertlenirler, ya da New York sokaklarında, müzelerde, sergilerde, büyük kanvas tabloların önünde, akşam yemeklerinde, kokteyllerde konuşurlar habire. Kimilerine bu lafazanlık fenalık getirir. Oysa tipik nevrotik şehirli insanın kendini fazlaca önemsemesi, kendini anlatma derdidir işte bunlar. Woody ’in karakterlerini kırda bayırda filan göremeyiz, fantezi olsun diye bir piknik yaptıkları bile vaki değildir . Hatta neredeyse New York dışına adım atmazlar. (Atınca da Annie Hall ’deki Alvy gibi sudan çıkmış balığa dönerler. Alvy araba kullanmaz. Sevgilisi Annie'ye de, “ Tek kültürel avantajın kırmızı ışıkta sağa dönmek olduğu bir şehirde yaşamak istemiyorum ,” der) New York, Woody Allen ’ın habitatıdır. Karakterlerinin mutsuzlukları aklıma hep Dostoyevsky ’nin ettiği bir sözü getirir: “ İnsan mutsuzluğunun nedeni mutlu olduğunun farkında olmay...