Filmden sonra hala kendime gelemedim. İşte zihnime üşüşenler:
-Çehov’un Bozkır adlı hikayesi. bir çocuğun gözünden kıvrıla kıvrıla giden bozkır yollarında, bir at arabasının arkasında tıngır mıngır yapılan yolculuk. Öğrencilik yıllarında Mersin’e yapılan yolculuklar. Torosları iple çekerken baka baka hayallere dalınan bozkır. Koca bozkırda yalnız kalmış ağaçlar. (Top gibi olanları da var.)
- İnsan icadı bürokrasi ve nurtopu gibi hiyerarşi. Kurgu olduğunu bile bile sadakatle bunlara inancını sürdürebilmek.
- En derin acıların bile paragraf başı yapılarak kayda alınması gerekir.Times New Roman, 12 punto. Sevgili Kafka.
- En derin acıların bile paragraf başı yapılarak kayda alınması gerekir.Times New Roman, 12 punto. Sevgili Kafka.
- Taşra sıkıntısı (Nurdan Gürbilek yine:) Güdük kalmış, diri diri gömülen hayatlar. Bantla yapıştırılan telefon ahizesi, sırı dökülmüş ayna, gıcırdayan kapı... Eşyaya dahi sinmiş hayatsızlık.
- Yaylada gece vakitleri, havlayan köpekler, rüzgarın sesi, elektrik kesintisi. Gaz lambasında uzayan gölgeler. (Ara ki bir melek bulasın...)
- Bazen insan kendi hayatını bir filmdeymişçesine seyre dalar.
- Kadınlar. Hala nadir yaratıklar. Ya melekler ya şeytan.
- Ya kuaför ve bakkal çırakları, onlar kime diş gösterir, kime diklenir, kime emrederler? Evde bir kız kardeşleri yoksa belki de büyümeyi beklerler.
- Kadınlar. Hala nadir yaratıklar. Ya melekler ya şeytan.
- Ya kuaför ve bakkal çırakları, onlar kime diş gösterir, kime diklenir, kime emrederler? Evde bir kız kardeşleri yoksa belki de büyümeyi beklerler.
- Varsa bir kara düzen hepimiz ucundan tutuyoruz elbet. Niyetimiz iyi bile olsa.
- Bizim büyük çaresizliğimiz...
- Bizim büyük çaresizliğimiz...
- Yine de umut var. Çocuk oyunları olduğu sürece umut var.
- Manda yoğurdu. Mühim mesele.
- İktidar. O da mühim mesele. (Sen şart dersen ben değiştirir koşul derim, böylece benim dediğim olur.)
- Ağacın altına düşüp orada çürüyen elmalardan olmamak için harcanan çaba saçma gibi görünse de suyun içinde ıslak taşların, otların arasından geçerek yapılan o küçük yolculuğa değer.
- Daha önceden bu yolculuğu yapmış tek tük birilerinin olduğunu bilmekse ayrı güzel! Onlar artık çürük elma değil, kar sularında üşümüş, çakıltaşlarını görmüş elmalar.
Bir Zamanlar Anadolu'da bir ağacın elmalarının hikayesi. Kimisi şanslı, daha çok güneş görüyor. Kimisi ömür boyu üzerinde koca bir dalın yükünü hissediyor. Kimisi koptu kopacak dalından. Fakat hepsi aynı topraktan besleniyor.
Bir Zamanlar Anadolu'da bir ağacın elmalarının hikayesi. Kimisi şanslı, daha çok güneş görüyor. Kimisi ömür boyu üzerinde koca bir dalın yükünü hissediyor. Kimisi koptu kopacak dalından. Fakat hepsi aynı topraktan besleniyor.

Çok izlemek istiyorum.Netten izlenebilir mi acaba?
YanıtlaSilBilmiyorum ki. Ben sinemada izledim. Nefis gece görüntüleri var. Tam sinemada izlenecek film aslında. Senin bıcırıklarla zor olabilir tabii:))
YanıtlaSilGerçekten de bir ağacın elmalarının filmi. Ben de filmden sonra hangi elma olduğumu düşünüp duruyorum.
YanıtlaSilMuhakkak ki çoğumuz düşündük bunu...
YanıtlaSilBu arada, bence seyircinin kendini daha çok doktorun yerine koyacağı düşünülmüştü. Zaten seyirciye en son yumruk da (doktor üzerinden) son sahnede atılıyor.
Filmi izlerken benim aklıma da sık sık Çehov geldi. Zaten senaryo ekibi de Çehov'dan bahsediyor. (Kim demiş hikayeleri eskidi diye!)
YanıtlaSilDaha çok sayıklamalar bekliyoruz:))
Ben de filmden sonra odama kapanıp bir Rus klasiği okumak istedim. Ama yaptım mı, yapmadım:))
YanıtlaSilOff off...
Evet, evet, bu "yapamamaklardan" da bir film olur;)
YanıtlaSilizlenmeyi bekleyen film listem'den biri... daha heyecanlandım şimdi :)
YanıtlaSilben çok etkilenmiştim filmden. umarım sen de seversin:)
YanıtlaSilBöyle güzel film,böyle güzel yorumlama hakediyordu...çok etkileyici bir yazı olmuş...büyük bir zevk içinde okunuyor...
YanıtlaSilÇok teşekkür ederim. Sevgiler.
SilBu yazıyı çok komik bir şekilde "Kış Uykusu"nun yazısı diye düşünerek okudum :))) Sonra doktor kim? Elmalar mı? Hangi elmalar, ben hiç fark etmemişim o temayı filan derken uyandım. Sanırım Çehov'dan dolayı. Yazının tarihine de bakmamışım :)))))
YanıtlaSil:))) Çehov'dan dolayıdır evet :) Bu arada Kış Uykusu bende Bir Zamanlar Anadolu'da filmi kadar iz bırakmadı. Hatta biraz hayal kırıklığı oldu diyebilirim.
Sil