" Yatağımın karşısında bir pencere var. Odanın duvarları bomboş. Nasıl yaşadım on yıl bu evde? Bir gün duvara bir resim asmak gelmedi mi içimden? Ben ne yaptım? Kimse de uyarmadı beni. İşte sonunda anlamsız biri oldum. İşte sonum geldi. Kötü bir resim asarım korkusuyla hiç resim asmadım; kötü yaşarım korkusuyla hiç yaşamadım ." Tutunamayanlar, Oğuz Atay Hakkında yazı yazmak için gittiğim Denizli/Bozkurt'un Belediye Oteli'nde uyumaya çalışırken, bir şeyler beni dürttü. Belki o gün karşılaştığım kadınlar... Tek bir katının otel yapıldığı bir binada, kendi sesimin yankılandığı bir odada, parlak bir beyaz ışık altında yazmaya koyuldum. En son Nazilli Öğretmenevi'nde lokalden gelen okey şıkırtılarının arasında yazmıştım. Otel odalarının -özellikle taşradaki- o kendilerine has tuhaf varlıklarının üzerimde güçlü bir etkisi var. Erken kalkacak olmamı filan düşünmeden -zaten insan kafasında bir yazı varsa uyuyamıyor- gecenin 4ünde aşağıdaki yazıyı yazdım. Bloğa yazama...
"Hayat bilgisi daha ziyade kitaplarla oluşturulmuş biri olarak gidip “neşeli kadın olmanın başlıca kuralları nelerdir?” diye sormak istiyorum."
YanıtlaSilİşte bu cümle,başıyla ben,sonuyla ben.
Keşke öğrenilebilen formülü olsa bunun.Bazen öyle çıngıraklı kahkahalar atabilen biri olmak faydalı bir şey olmalı.Hem kendine,hem çevrene.
özlem
Özlemcim,
YanıtlaSilBenim hala bir umudum var! Yaşla gelen bir şey, hayata karşı bir ayakta durma biçimi olduğunu düşünüyorum bu çıngıraklı kahkahaların. Ara ara hatırlamak gerekiyor sanırım.
Üzerinde çalışacağım:))
İnsanın çocuğu olunca bir de onlar adına bu konulara dalıyor, ne yapsam da neşeli olsa, rahat olsa gibi. Annem pekçok zaman "keşke" der ("keşke bugün şunu yapsaydık", "tüh...", over-optimization), ben de bundan çok sıkıldığımı farkettim, 6 yaşındaki kızıma "keşke demek hiç yok" diye telkine başladım, takmasın öyle herşeyi, olanın güzelliğini yaşasın.
YanıtlaSilAslında çocuklar bizden daha iyi yaşıyorlar içinde bulundukları a'nı. Oyun oynarken filan özellikle, tamamen o a'nın içinde kayboluyorlar. Çok özeniyorum o hallerine.Sanırım bu gibi şeyleri annelerden değil de çocuklardan öğrenmek daha mantıklı:))
YanıtlaSilAnnelerde kaygı durumunun yanında hayata sitemkar bir bakış oluyor fazlasıyla. Yaşanmamışlıklardan olsa gerek...