Çıkmaz Sokak

Mart güneşinin gezindiği çatıların altından geçer sokak. Seksek çizgilerinden, patlak topların gölgesinden, çocuk uykularından geçer


Emine sabah mahmuru, sokağın tam ortasında durur. Ayaklarının altı kiremit rengi,.,. Çıkmaz sokağın hep ortası bulunur. Emine sokağı adımlar, sabah ayazını, kömür kokusunu adımlar. Bir güvercin gelir, Emine’nin yanına sokulur.

Teneke saksılar merdivenleri avutur. Çiçekler büyür, çocuklar sokaklarda koşuşur. Kışın pencere önleri hep karlı olur. Emine evde kavga olunca kulaklarını kapatır. Yüksek sesle saymaya başlar.Televizyondaki cambaz Emine’yi yanına çağırır. Emine birden ona kadar sayar.

Yazları kadınlar kapı önlerine oturur. Kışın isli günleri bir bir yolunur. Halılar, kilimler yıkanır. Üzerinde ceylanlar ıslanır. Çıplak çocuk ayakları birbirini kovalar. Emine hep uzakta durur. Gözucuyla onlara bakar. Ceylanlarla bir tek o konuşur.

Kırık kiremit tutan çocuk elleriyle sokağın ortasına çizgiler çekilir. Bir tek çocuklar üzerinde sekebilir. Onları kimse yakalayamaz. Aldım verdim ben seni yendim. Bir gün bir oyuna hep az gelir. Çocuk sesleri çatılara yükselir.

Sokak tam ortasında kiremit rengi bir yırtık taşır. Çocuk solukları bütün gün burada saklanır. Bir tek Emine dışarda kalır. Sokağa on çocuk gülüşü yayılır. Emine’nin cebinde tam on taş birikir.

Akşam olunca sokak boşalır. Lastik çizmeler evlere incecik bacaklar taşır. Evler peçelerini indirir. Kokular sokağa karışır. Sokak uysal bir kedi gibi eşiklerin gerisinde durur. Çıkmaz sokaklar hep biraz alçakgönüllü olur.

Geceleri yapraklar kimseye görünmeden gelir Emine’nin kollarına konar. Emine dışarı çıkar. Mavi bir şal Emine’yi sarar. Gece giymiş tüm sokaklar onu birbirine fısıldar. Emine seksek çizgilerine dokunur, Onları birer birer kaldırır, kurumuş dallara, çinko borulara asar. Üzerinde yürümeye başlar. Sokak aşağıda kalır. Çiçekler, çatılar aşağıda kalır. Emine’yi kiremit rengi bir çizgi taşır. Onu kimse yakalayamaz.

Yorumlar

  1. Eminem Eminem köyümün güzeli ne tatlısın Emineeeeeem...

    Bu yazıyı çok sevdim... Sokakların kiremit bir yırtık taşıması, saksıların merdiven avutması, halıların üstünde ceylanların ıslanması... Ne güzel ifadeler bunlar! Ben okur ve takip ederim buracıkları. Bir de paylaşmak istedim; bakınız vermeden, her atıftan sonra parantez açmadan kısa da olsa yazmak ne de güzelmiş... (Bir Paris Düğün Salonu Müptelası)

    YanıtlaSil
  2. Ben de senin "bkz"sız, kaynaksız, dipnotsuz yazılarını görmek isterim sevgili kudra. Paris Düğün Salonu is calling :))

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

kırmızı balon

evini arayan kaplumbağalara...

"çınar, ben, ağaç ve kedi"