granada'da sonbahar



Bugün sakin bir gündü. Telaşssız, merasimsiz. Soğuk algınlığı bahanesiyle evde kediler ne yapıyorsa onu yaptım. Oh be dedim, hayat varmış. Çay güzel, tembellik güzel.

Ben daha ağaçlara, yapraklara, bulutlara filan bakamadan sonbahar bitti. Ben de eski fotoğraflara baktım biraz. Her zamanki gibi Granada'nın sonbahar fotoğraflarında takıldım kaldım. Bazı şehirlerde takılıp kalıyorum. Bilen bilir:)

Fotoğraflar 2010 sonbaharından. Şehirle flört zamanlarımız. Bir yandan ondan hoşlanıyorum, bir yandan da geceleri sürpriz bir şekilde bastıran soğuğuna, akşam bir türlü açılmayan lokantalarına filan söyleniyorum. Üzerine de fazla düşmüyorum yani :) Derken bir şey oluyor. Bir süre yaşadıktan sonra... Sıcakla arası hiç olmayan ben, yazın 40 derece kuru sıcağına, tozu dumana katan metro inşaatına filan tek laf etmiyorum. "Büyük şehir" Sevilla'ya burun kıvırıyorum, sabah onda açılıp öğlen birde (evet birde!) kapanan balıkçıyı bağrıma basıyorum. Varsın olsun, dükkanlar erken kapansın, hafta sonu hiç açılmasın. Varsın olsun, akşam vakti ciğerci kedileri gibi lokanta önlerinde bekleşelim. Aşkımız baki. 
İşte nar şehrinden sonbahar manzaraları.


Şehrin büyük caddelerinden birinde, Gran Via de Colon'da sapsarı ağaçlar ve 19. yüzyıl mimarisi.


Aynı caddeden. Zelda radyo z'deki sonbahar seçkisinde gönderdiklerimden bu fotoğrafı seçmişti. 
Güzel meydanlardan biri. Burada Lucas Diye Biri'ni okumuşluğum var. 

Ve alkım şehirdeki her şeyi büyülü bir ışık altında görmeye başlar.
 
 Albayzin'in sonbaharla tenhalaşan daracık sokakları. Saklı avlular, portakal çiçekleri. 

Albayzin sokakları ve uzak tepeler.
 
 Şehirde nerede görmüştüm bu ağacı hatırlamıyorum. Ne ağacıydı onu da bilemedim.

 
 Aşağıya varınca Elhamra Sarayı'nı göreceksin, sakın şaşırma.

Şehrin içine işleyen tarih. Kentsel hafızası olan şehirler. Ne güzel.


San Nicolas Meydanı'ndan Elhamra Sarayı ve karlı Sierra Nevada.


Mirador de San Nicolas. Yazın gece serinliğinde Flamenko tınılarını ve gitar tıngırtılarını ekleyelim buraya.

İşte en sevdiğim yerlerden biri, Dauro kıyısı. Suyu biraz kurumuş olsa da Lorca'nın Üç Nehir Üzerine Küçük Balad şiirindeki nehirlerden biri.
"Guadalquivir...Çan kulesi
Ve rüzgar, limon bahçesinde.
Dauro, Genil, ölü kilisecikler
Nehirlerin denize kavuştuğu yerde"


Dauro kıyısı.



 
 Elhamra Sarayı'nın olduğu tepe. 

Saraydan aşağı inerken.
Posted by Picasa
Oradaki bir sonbahar kedisiyle bitireyim. "Kışa hazırım," diyor sanki.

Yorumlar

  1. iki gün önce kar yağdı ve kaldırımlarda birikmiş yaprakların üzerinde beyaz lekeler. kış deyince aklımda çıplak, gri dallar .. oysa henüz değil ama devrilen bir hızla geliyor kış, hiç olmadığı kadar yaprak bir anda yerlerde.

    Mirador de San Nicolas .. öyle bahçeler, ayak üzeri sohbetler, bir yeri kendine katmanın ardından kendine o yerle katılan insanlar için.

    Bu hafta içinde Kırmızı Pazartesi'yi okudum. Latin kelimesi gözlerimin önünde geniş bir sokak, yolun üzerinde kalkmış toz bulutları, sık ve dar dükkanları canlandırıyor. Fotoğraflar da aynı çağrışımı yaptı, bilemedim.

    Hoş kalasın Alkım. iyi geceler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kış geliyor Zedka, dün iyice hissettim bunu. Çok üşüdüm. Üşüyünce gün boyu sürüyor bu. Kışa boyun eğmekten başka çare yok sanki. Çıplak dalları görmeyi seviyorum yine de.

      Kırmızı Pazartesi deyince zihnimde sadece bir sokak canlanıyor. Belki de cinayetin işlendiği sokaktır bu. Akşamları köpeklerin havladığı, dar ve tenha bir sokak benimkisi. Kimi zaman bir kitaptan sadece böyle bir sahne kalıyor insanın aklında.

      Granada sokaklarının güzel yanı -eski şehir tabii- her an karşına bir turunç ağacının, asırlık yazıların kazındığı bir taşın, bir avlu kapısının ve belki de Elhamra'nın çıkabilecek olması. Bir şehirde geçmişin soluğunu hissetmek güzel. Çok mu özlemişim ne:)

      Sevgiler Zedka.

      Sil
  2. "...
    Ah ellerim ve kalbim
    Her şey orada kaldı..."

    Bu, Uyar'ın "Federico Garcia Lorca İçin Üç Şiir"inden kısacık bir bölüm, Lorca'nın şehrinde aklın ve kalbin kalmış Alkımcığım, konuşma için yapacağım her başlangıç Lorca'ya dönecekti, onun için çaresi yok, böyle başladım;)

    Kediler ne yapıyorsa onu yapmak iyi fikirmiş, öyleyse dinlenmişsindir diye düşünüyorum, çok sevindim;)

    Bazı şehirleri sevmek için dükkan, yiyecek, içecek şartı gerekmiyor, sokağı, taşı toprağı hatta havası yetiyor onlara bağlanmak için. Üstelik bu tür bir bağlılık daha güvenilir, buna inanıyorum ben.

    Nar şehri, demekmiş değil mi Garanada'nın anlamı, ne güzel, ne güzel gerçekten. Yok, tekrar söylemeliyim, çok güzel. Nar şehri!; sadece adı için bile aşık olunur bu şehre.

    Bağlantı verdiğin eski yazını bir kere daha okudum, ilk okuduğum zaman geldi aklıma, tüm bunlar için çok teşekkürler Alkım, iyi ki varsın ve iyi ki şehirleri daha da büyülü yapan bir bakışa sahipsin. Çok sağol.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu şiiri bilmiyordum. Çok hüzünlüymüş. Lorca'nın ölümü de öyle ya.
      Seviyorum Lorca'yı. Belki de şiirlerinden daha çok kendisini.

      Aklım ve kalbim kaldı herhalde dediğin gibi. Küçük bir şehirde yaşayamayacağımı düşünürdüm ama pek de öyle değilmiş. Nasıl bir şehir olduğuna bağlı sanırım. Yoksa şehirde yürüyebilmek, küçük dükkanlar, meydanlar, mahalle kahveleri filan çok güzel. Hayatı hafife alabilmek de. Ve tabii Elhamra:)

      Nar -bence müthiş bir meyve- aslında aklıma hep İran'ı getirir, hikayelerinde hep nar geçer ya, ondan olsa gerek. Farsçada da "anar" diyorlar. Ama şimdi hiçbiri ispanyolcasının eline su dökemez:) Granada granada!

      Lorca'nın yazıda bahsettiğim şiirinde narın da adı geçiyor. Dur yazayım onu da:

      Guadalquivir kıvrımlarında
      Yanar tutuşur nar çiçekleri
      Akar nehirlerin Granada
      Bir kanla, gözyaşıyla öteki

      Güzel sözlerin için çok teşekkür ederim Justine. Burada şiirlerden, şehirlerden konuşabilmek ve duyulmak ne güzel. (Bak, kızardım şimdi.)
      Güzel bir hafta diliyorum. Çok sevgiler.

      Sil
  3. bütün mevsimlerini görebileceğim, gıcıklıklarına sinir olsam da katlanmayı tercih edebilecek kadar kalmak istediğim şehirler var..kısmet olmuyor:))
    gezmeli hallerinize, onları anlatan kelimelerinize, cümlelerinize..bayılıyorum.. Sevgiler..
    U(YKSZ)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. uykusuz, yaşamayı istediğimiz şehirler var ve fakat biz yine, bir talimat almış gibi, başka şehirlerde hayatımızı sürdürüyoruz. ne tuhaf bir yandan da. kader bu mu acaba?
      teşekkür ederim. gezmeler güzel, inanıyorum buna:)
      sevgiler.

      Sil
  4. Bayıldım.Sanırım daha sık uğrayacağım sayfalarınıza...Bir de kedi sever oluşunuz çok hoş...Hayvanları sevenleri daha çok seviyorum...
    TüTü

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba TüTü, Kediler hakkında yaz yaz bitmez. Bir kere çok komikler:) Bir de, dedim ya onların yaptığını yaptım diye, hakikaten bir bildikleri var bu kerataların. Güneş altında şekerleme yapmak gibisi yok. Beklerim tabii. Sevgiler.

      Sil
  5. Harika bir şehir, oraya gidip sokağın köşesine kıvrılıp beni de al hiç bırakma diyesim geldi, böyle şehirler şair yapar insanı her bünyeye lazım :)
    teşekkürler sonbaharı evime geri getirdiğin için.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Deniz merhaba. Şehrin fahri elçisi olarak gidebilirsen git derim. Kıvrılacak çok köşe var:)
      Sonbahar, bitmedi deyip kendimi avutuyorum ama sanırım hakikaten bitmiş. Herkeste bir kış havası. Ne yapalım, öyle olsun:)

      Sil
  6. Alkım, daha sık yazmalısın, haberler vermelisin böyle güzel bir
    kentten. ne kadar güzel bir mevsim..kış halinide çok merak ettim.
    ellerine sağlık..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Buket, kış hallerini de kare kare fotoğrafladım tahmin edersin ki:) Tamam, kış ortasında kendimi yine bir galeyana gelip onları da yayınlarım.

      Sil
  7. Başlığı okuyunca aaa, ne zaman gitmiş Alkım yine oralara, hiç haberim olmadı dedim. Sanki her gittiğin yeri bilmem gerekiyormuş gibi! Neyse, yine de yanılmamışım, gitmemişsin işte :)

    Fotoğraflar çok çok güzel ama final fotoğrafı favorim ;)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Özlem, biliyorsun ben eski gezilerden fotoğrafları ısıtıp ısıtıp buraya koyuyorum. Aslında bu fotoğraf yayınlama konusunda hiç cevval bir insan değilim. FB'ta hala 3-5 sene önce çektiğim fotoları bekleyen arkadaşlarım var.
      Son fotoyu ben de seviyorum. Kedi nasıl da güvensiz gözlerle beni süzüyor ama. Belli ki azıcık aksi:)

      Sil
  8. Alkııım, harika bir şehirmiş burası gerçekten!! Senin gidip fotoğrafladığın yerleri mutlaka görme isteği uyanıyor insanın içinde. Gören göz de önemli tabii:)

    Bu haftasonunu ben de evde geçiriyorum, iyi geliyor arada kedilik yapmak... Geçmiş olsun, bol sıvı al, bol dinlen. öpücükler!

    Sana bir de müzik bağlantısı gönderiyorum, oraları hatırlatabilir gibi geldi:)

    http://www.youtube.com/watch?v=p_9EBL7JUw0

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Söylediklerin aklıma bir sözü getirdi. Granada'da kör olmaktan daha zalimce bir şey olamaz diyor birisi. Kim bilmiyorum. Şehrin aşığı bol yani:)

      Kediliğe dün ara verdim ama bugün devam ediyorum. Anuar Brahem'i çok dinliyorum bugünlerde. Nerden bildin. Sevgiler, kelebekler.

      Sil
  9. hepsi çok güzel, gidip görmeliyim:) teşekkürler.
    aklıma granada şarkısını getirdi.
    sevgiyle.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ne güzel şarkı! Gidip görsen seversin ve şarkıyı bir başka dinlersin bence:)Sevgiler Tolga.

      Sil
  10. Dar sokak fotoğrafına bayıldım. Uğrayamıyordum uzun zamandır bugün biraz fırsat buldum iyi ki gelmişim.
    Sevgiler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ebru hoşgeldin, ne güzel seni görmek! Buraya ben de uğrayamıyorum aslında. Günler çok koşuşturmaca içinde geçiyor. Yeni yıl dileğim şimdiden belli:)

      Sil
  11. Endülüs giderek takıntı olacak bende diye korkarken bir de bu yazı...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sevgili N.Narda, bu takıntı sanırım bende var:) Oraları gördükten sonra mı böyle söylüyorsun bilmiyorum ama görmediysen bir gün sokaklarında gezinmen dileğiyle. Sevgiler.

      Sil
  12. ben ne kadar geç kalmışım bu yazıya! çok güzel fotoğraflar bunlar. lovina’dan vazgeçip granada üzerinde düşünebilirim emeklilik için:) beyaz evlerin sıralandığı dar sokakta bir ev olabilir mesela. avluları da vardır değil mi bu evlerin, küçük meyve ağaçları, saksılarda sardunyalar olur sonra.

    sonbahar fotoğrafları çok güzel, kış fotoğraflarını da sabırsızlıkla bekliyoruz:)

    çok sevgiler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. evet evet kesinlikle bir emekli şehri. ben de düşünebilirim granada'yı. seninle ikindi vakti mahalle kahvesinde buluşur ispanyol lokması yeriz öyleyse zerka!
      kış fotoları var ama senin karlı resimlerini tercih edebilirim:)

      Sil
  13. Grenada, hayal şehrim ! Bu aralar her yerde karşıma çıkıyor inadına. O kadar çok hayal kurunca da yapabileceğim her gezi yetersiz gibi geliyor bana.
    Endülüs'e senin gözünle bakmayı çok seviyorum Alkım. Her mevsimini görmek isteriz senden.
    Sevgiler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Işın ne güzel bunu duymak. Bir şehri sevmek gerçekten çok güzel. Sanırım biraz da zaman geçirmek gerekiyor orada. Yoksa yaptığımız kısa geziler ne olursa olsun bir şehri anlamak için yetersiz kalıyor.
      Ben orada yaşarken de insanların, şehirlerine bu kadar sahip çıkmalarına ve sevmelerine çok imrenmiştim. İnsan bu kadar sahiplendiği yere kötü davranamaz diye düşünmüştüm ve oradan yola çıkarak İstanbul'un aslında sevilmediği çıkarımını yapmıştım. "Başka yerde asla yaşayamam," demekle olmuyor bence.
      Çok sevgiler.

      Sil
  14. hepsi çok güzel, özellikle de Albayzin sokakları ve uzak tepeler fotoğrafına hayran kaldım orada olmak istedim :)

    YanıtlaSil
  15. teşekkür ederim esra (bloğunuzdan kopya çekip isminizi öğrendim:) siz de gidersiniz ve bloğunuzda paylaşırsınız umarım. oraları başkalarının gözünden okumak ne güzel olur! sevgiler.

    YanıtlaSil
  16. Takınılmayacak gibi değil. Son yazıyla gelip burada takıldım ben de :s

    İyi seneler :)



    YanıtlaSil
  17. Ben de ne zaman Dauro kıyısı fotoğrafına baksam bir duraklıyorum. Gerçekten çok güzel şehir, benim bir şey dememe gerek yok aslında:)
    İyi seneler!

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

kırmızı balon

evini arayan kaplumbağalara...

leonard cohen'le bir gece yarısı