Kayıtlar

Nisan, 2013 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

"bir başka yaza doğru"

Resim
Nisan ne çabuk geçti. Daha “zalimsin” diyecektik, ince hırkalar giyecektik. Geçti işte. Bu aya da alelade günler damgasını vurdu. Günlere çiçekler eşlik etti: erguvanlar, laleler, erengüller. Pencereler açıldı, balkonlara sandalyeler atıldı, vapurun güvertesine geçildi.
Nisan ayında Janet Frame’den Bir Başka Yaza Doğru’yu okudum. Neredeyse tüm bir ay bu kitabın içinde gezindim. Dışarıda akan hayatla okuduklarınız arasındaki uçurumu fark edip hafif bir baş dönmesi yaşarsınız ya. Öyle oldu. Vapurda, kafede okurken kafamı sözcüklerden kaldırdığımda bocaladım. İç saatle dış saatin birbirini hiç tutmadığı zamanlar işte. Yazarla tanışıklığım “An Angel At My Table” filmiyle olmuştu. (Hatta bloğun ilk yazılarından biri bu film hakkında.) Filmden sonra Janet Frame’i daha da merak ettim, otobiyografisini okudum biraz, çevirmek için yanıp tutuştum. Türkçeye çevrilen iki kitabı var bildiğim kadarıyla. Bir Başka Yaza Doğru ve Baykuşlar Öterken.
Kitap Grace’in gazeteci bir tanıdığının evinde geçi…

ihtiyar adam, moby dick ve okyanus hayaletleri

Resim
Okumak istenen kitaplara ömür yetmeyecek. Üzücü ama böyle...Benim de hep ertelediğim kitaplar var. Kimisini, okumayı çok istediğimden erteliyorum. Onunla sakin bir zaman dilimini, bir süre birlikte başıboş gezinmeyi hayal ediyorum. Proust’u mesela, gitmeye yakın okumak isterim. Dünyanın büyülü bir mercek altındaki görüntüsüne son bir kez bakmak için. Onun o sahiden üzerine renkli tüller serdiği dünyayla veda niyetine.
  Bir yandan okunacak kitaplar birikirken öte yandan da “sanırım okumayacağım” deyip vazgeçtiğim ve akabinde bir rahatlama hissettiğim -vazgeçmek ne güzel!- kitaplar oluyor. Başıma bir şey gelmeyecekse, bunlardan biri Moby Dick. Fakat ben okumayacağım dedikçe (“büyük konuşma” derler ya hep) önüme gelip gelip duruyor. En son, çevirdiğim kitapta birtakım alıntılarla karşıma çıktı, ben de gidip kitapçıda epey bir karıştırdım. Hepsi denizde geçmiyormuş, oh! Uzunca bir süre uçsuz bucaksız bir denizin ortasında olduğumu düşünmek hakikaten beni geriyor. Bana göre tam bir klost…