Kayıtlar

Kasım, 2012 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

kitapçıları şehrin

Resim
Bir şehirde yaşayacaksam keşfe çıktığım ilk dükkanlar kitapçılar (ve pastaneler) oluyor. Bir kitapçının olması yetmiyor çoğu zaman. Seveceğiniz bir kitapçı bulmak istiyorsunuz. İçeri adım atar atmaz “çılgın kalabalıktan uzak” olduğunuzu hissedeceğiniz, kendinizi içeridekilerle ufak da olsa bir ortaklığı paylaşırken bulacağınız, küçük bir selamdan sonra kimsenin gözü üzerinize dikilmeden koca bir dünyanın kelimeleri arasında bir hayalet gibi dolaşabileceğiniz bir kitapçı. Kitaplarının kırtasiye oyuncaklarının yanında kimsesiz çocuklar gibi bakışıp durmadığı.Bir yazarın bütün kitaplarının sırt sırta verdiği, baş harfi ortaklığıyla hiç ummadığı bir yazarla yan yana geldiği bir kitapçı. Ahşap rafları, eski kitapları ve tembel bir kedisi de olursa ne ala. Gönül, elbette orada çalışanların kitaplarla bir akrabalığının olduğuna inanmak istiyor. Kimi zaman kitaplarla ilgili bir çift laf etmek güzel oluyor.


Ankara’da hazırlık okuduğum yıllarda Pazartesi günleri düzenli olarak dersleri ekiyor ve…